Yeni "kesifler"

"Beni ne kadar seviyorsun diye sordu" Midori.
"Dünyadaki tüm kaplanları eritip terayağına dönüştürebilecek kadar" dedim.
"Harika" dedi, tatmin olmul bir sesle. "Beni gene kollarına alır mısın?"
Odasında,yatağının üstünde kucaklaştık.Onun uyku tulumunun içinde, yağmuru dinlerken öpüştük, sonra şundan bundan konuştuk, her şeyden; Dünya'nın oluşumundan tut da, rafadan yumurtanın nasıl pişirileceğine değin.

Nagasava'nın kişiliğinde aşırı derecede çelişen taraflar vardı.Hem yüreğime dokunacak kadar nazik, hem de kötü ve acımasız olabiliyordu.Aynı zamanda hem soylu, hem de iflah olmaz bir küfürbazdı. Bir yandan başkalarını iyimser bir ruhla yönetirken, diğer yandan yüreği yalnızlık girdaplarına kapılıyordu.Ben daha en başlarda tüm bu çelişkileri net olarak algılamıştım ve başkalarının bunu neden göremediğini anlayamıyordum.Bu çocuk gerçekte, kendi cehenneminde yaşamaktaydı.
İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami

Kesinlikle güzel biri değildi.Ancak "güzel biri değildi" demekle ona haksızlık etmiş olurum. "O, kendine yakışır bir güzelliğe sahip biri değildi" demek daha doğru bir ifade olur.Tek bir fotoğrafı vardı bende.Fotoğrafın arkasında tarih ve not da var; 1963 Ağustos. Başkan Kennedy'nin başından vurulduğu yıl.Yazlık bir yerde gibi, sahildeki dalgakırana oturmuş, biraz keyifsiz bir şekilde gülümsüyor.

Haruki Murakami - Rüzgarın Şarkısını Dinle

No comments:

Post a Comment