Bir kıs gecesi eger bir yolcu

Yönergeler ve emirler almam gerekenler şimdi kim bilir neredeler ; başkalarına bağlı çalışan biri olduğum kesin; özel gerekçeler ya da kendi adına yürüttüğü işi nedeniyle yolculuk eden birine benzemiyorum: Beni gören; bir görevli, pek karmaşık işte bir işte piyon, büyük bir dişlinin gözle görünmeyecek kadar minik bir çarkı olduğumu anlar.
Kesinlikle dikkat çekmeyen bir kişiyim: benden daha belirsiz bir fon önünde belirtisiz bir varlığım; eğer okur olarak beni trenden inenler arasında seçebildiysen, büfe ve telefon kulübesi arasında gidiş gelişlerimi izlemeyi sürdürdüysen, bunun tek nedeni adımın "ben" olmasıdır ve bu da hakkımda bildiğin tek şeydir; gene de varlığımın bir bölümünü bu tanımadığın "ben"e yöneltmek konusunda dürtü duyman bile yeterlidir.

Italo Calvino

"ile"

Bana hayran olduğunu söylediğinde niye kızdım sana biliyor musun: Yalnızca Wittgenstein'ın "Hayran olunmamaya çalış, sevilmeye çalış, sözünün aklıma gelmesi değildi, beni öfkelendiren.
Hayranlık zavallı bir şeydir -çarpık bir şey: Çoğunlukla, hayran olunan, sahte bir büyüklük görünümü içindedir, hayran olan da yanlış bir küçüklük duygusu içinde...
Sahici ilişkide hayranlığa yer yoktur, çünkü, sahici ilişkide, iki kişi, birbirini iyi tanır - ya da tanımaya çalışırlar; iyi tanınınca da, her kişide ne kadar "büyüklük", yücelik varsa, bir o kadar da "küçüklük", alçaklık olduğu görülür - görebilen, görür.
Oruc Aruoba, Dönüp dönüp tekrar okunan yazılardan, ile'den...