“Emeği insan türüne özgü bir biçimde düşünmek zorundayız.Örümcek bir dokumacınınkine benzeyen bir iş yapar.Arı ise hücresini yaparken gösterdiği ustalıkta birçok mimarı utandıracak güçtedir.Ama daha başlangıçta en beceriksiz mimarı bile en usta arıdan ayıran şey, mimarın hücreyi balmumuna dökmeden onu kafasında kurmuş olmasıdır.Çalışma süreci,işe başlandığında emekçinin kafasında var olan ,bir düşünce olarak var olan,bir şeyin yaratılmasıyla sona erer.Emekçinin yaptığı doğal nesnelere sadece bir biçim değişikliği vermek değildir ; aynı zamanda,kendi dışında var olan doğa içinde, kendi amacının – davranışlarını yasalarla yöneten amacın- kendi istemi(iradesi) ile bağ kurması gereken amacın ne olduğunu anlamaktır.
The story of Tools,Cobbett Publishing Co.,1944
Bu çalışmanın niteliğinin,tümüyle gelişmiş,insanlaşma evresine ulaşmış durumun tanımıdır.Ne var ki,Bu son çalışma biçimine varmak,insanöncesi varlığın bu son insanlaşmasına erişmek için oldukça uzun bir yolu aşmak gerekiyordu.Amaçla belirlenen eylem –bunda da insanın yarattığı değer olarak düşüncenin,bilincin doğması- uzun ve yorucu bir sürecin sonucuydu.Bilinçli varoluş demek bilinçli eylem demektir.Başlangıçta insanoın varoluşu herhangi bir memelinin varoluşuydu.İnsan memeli hayvanlardan biridir,ama bütün öbür memeli hayvanlardan başka bir şey yapmaya başlar insan.Hayvanlar da “yaşantılar”a göre,yani koşullu tepkeler(refleksler) düzenine göre davranırlar.Hayvanın “içgüdüsü” deriz buna.Zamanla gelişerek insan olan canlı varlığın kendine özgü bir dönüm noktasına yönelebilmesi için ilk bakışta önemsiz görünebilecek yepyeni bir yaşantı gerekiyordu.İnsanın amacını gerçekleştirebilmesi için doğanın araç olarak kullanılması yaşantısı.Her canlı varlık çevresindeki dünya ile bir metabolizma ilişkisi içindedir, yani durmadan o dünyadan bir şeyler alıp ona bir şeyler verir.Ama hep dolaysız,araçsız bir alışveriştir bu.Yalnız insan çalışması tasarlanmış metabolizmadır.İnsanda araç amaçtan önce gelmekte,amaç aracın kullanılışına göre açıklanmaktadır.
Fischer, E. (1995). Sanatın Gerekliliği, Çev. Cevat Çapan, Payel Yayınları
No comments:
Post a Comment